İlk vuruş
Bir setin ilk parçası, en az korkulu olduğu zaman seçilmemeli.
Saat akşam onbire alır, kalabalık daha gelmemiştir, sound check'i hızlı yapmışsındır, kabinde otururken eline ilk gelen parçayı atarsın. "Zaten kimse yok, ısınma seti" dersin kendine. Yanlış. O parça, geceye gireceğin anahtardır. Ne çalarsan, o gece o ses üzerinden yürür.
İlk parçayı çok hazırlamıyorum. Ama hiç düşünmeden de seçmiyorum. Genelde BPM'i yüksek olmayan bir şey, 110 ile 118 arası. Tempo yavaş başlar ki, kalabalık geldiğinde benimle birlikte hızlansın. Hızlı çalmaya başlamak, kalabalığa "siz beni yakalayın" demektir. İyi bir başlangıç ise "ben sizi bekliyorum" der.
Geçen şubat Köşk'te bir B2B yaptık. İlk parçayı ben seçtim. Yıllar önce çıkmış, şimdi unutulmuş bir Yunan deep house parçası. Mekânın boş tarafında bir kişi başını salladı, sonra biraz kıpırdamaya başladı. Yarım saat sonra mekân dolduğunda hâlâ aynı atmosferdeydik. O bir kişi, geceyi kurdu.
İlk parçayı seçen DJ, geceyi seçer. Sonrasında o gece kendi yolunu bulur, ama tohum atılmıştır. Tohumu yanlış atarsanız, geri dönüşü zor.
Ev sahibi olmak gibi bu. İlk konuk yanlış müzikle karşılanırsa, akşam o havadan kurtulamaz. Doğru müzikle karşılanırsa, akşam kendiliğinden açılır.